'Olmadık Yerler' uzmanı Turuncu Düdük'ün maceraları :)
Bal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Olmadık yerler uzmanı
Şöyle de diyebilirim;
Bal,
Bal Kızım,
Bal'ım,
Balım,
Düdük,
Minnak,
Olmadık yerler uzmanı,
Siberian Cat,
Siberian Forest Cat,
Sibirya Kedisi,
Sibirya Orman Kedisi,
Turuncu Düdük
Bir küçücük turuncu düdük varmış...
Şimdiki aklım olsa, Bal'ımın ismi 'Düdük' olurdu :)
Sabah gözümü açar açmaz 'miyavdın! mırmırlarıyla bi' başlıyor... gece yatağa girdiğimde hemen gelip sağ omzuma kafasını yerleştirerek bana ninni niyetine dinlettiği mırmırlarıyla uykuya daldığım ana dek sürüyor.
Resmen ötüyor :)
İki hafta sonra, evimize gelip bi'taneciğimiz olalı tam bir yıl olacak :)
Sevilmeyecek gibi değil ki, bkz: Şekil 1A :)
Sabah gözümü açar açmaz 'miyavdın! mırmırlarıyla bi' başlıyor... gece yatağa girdiğimde hemen gelip sağ omzuma kafasını yerleştirerek bana ninni niyetine dinlettiği mırmırlarıyla uykuya daldığım ana dek sürüyor.
Resmen ötüyor :)
İki hafta sonra, evimize gelip bi'taneciğimiz olalı tam bir yıl olacak :)
Sevilmeyecek gibi değil ki, bkz: Şekil 1A :)
Şöyle de diyebilirim;
Bal,
Bal Kız,
Bal Kızım,
Bal'ım,
Balım,
Bir küçücük turuncu düdük varmış,
Düdük,
Mırmır Düdük,
Siberian Cat,
Siberian Forest Cat,
Sibirya Kedisi,
Sibirya Orman Kedisi,
Turuncu Düdük
Şapşi! :)
Bu kız büyümüyoooo :)
Hep şapşi! :)
Bir mimikleri var, suratına baktığım an; neşesini, hangi modda olduğunu, ne düşündüğünü anında anlıyorum.
Nasıl yansıtıyor duygularını yüzüne, inanamıyorum! :)
Oyun moduna geçtiğinde dudaklarını büzüştürmesi, gözleri kısması... :)
Zıpla-kaç taktiğiyle kuyruk dimdik oyuna davet edişi...
'Mama' lafını duyunca dillenmesi, miyav!ların-miv!lerin ve bacaklar arasında 88 çizişlerin başlaması :)
Sabahları 'Miyavdın!'larla yatağa zıplayıp, pembe minik burnunu burnuma dayaması... :)
Yatağa girdiğim an, kısılmış-uyku akan gözlerle sağ kolumun üzerine zıplayıp, koluma başını yaslayıp, patiler suratımda en az onbeş dakika mırrr!laması :)
Kapı çaldığında, şapşi bi' suratla-gözler faltaşı açık, mutfak eşiğinde büst gibi pozisyon alması... :)
Aşığım Balım'a! :)
Hafta sonu için Macaristan'dan gelen Paulina'mın Nikon'uyla yaptığım bir kaç deneme çekimi burada.
Huzurlarınızda: kirli surat- Şapşi! :)
Hanimiş: afili bi' fotoğraf makinesi almak şart oldu, erteleye erteleye... nereye kadar? :/
Hep şapşi! :)
Bir mimikleri var, suratına baktığım an; neşesini, hangi modda olduğunu, ne düşündüğünü anında anlıyorum.
Nasıl yansıtıyor duygularını yüzüne, inanamıyorum! :)
Oyun moduna geçtiğinde dudaklarını büzüştürmesi, gözleri kısması... :)
Zıpla-kaç taktiğiyle kuyruk dimdik oyuna davet edişi...
'Mama' lafını duyunca dillenmesi, miyav!ların-miv!lerin ve bacaklar arasında 88 çizişlerin başlaması :)
Sabahları 'Miyavdın!'larla yatağa zıplayıp, pembe minik burnunu burnuma dayaması... :)
Yatağa girdiğim an, kısılmış-uyku akan gözlerle sağ kolumun üzerine zıplayıp, koluma başını yaslayıp, patiler suratımda en az onbeş dakika mırrr!laması :)
Kapı çaldığında, şapşi bi' suratla-gözler faltaşı açık, mutfak eşiğinde büst gibi pozisyon alması... :)
Aşığım Balım'a! :)
Hafta sonu için Macaristan'dan gelen Paulina'mın Nikon'uyla yaptığım bir kaç deneme çekimi burada.
Huzurlarınızda: kirli surat- Şapşi! :)
Hanimiş: afili bi' fotoğraf makinesi almak şart oldu, erteleye erteleye... nereye kadar? :/
Şöyle de diyebilirim;
Bal,
Bal'ım,
Minnak,
Nikon D5000,
Ruby,
Siberian Forest Cat,
Sibirya Kedisi,
Sibirya Orman Kedisi,
Şapşi
Yorgun savaşçı
Yarım saat oynadıktan sonra, kalan son enerjisi ile çıkardığı numaralar.
Arada azıcık görünmüşüm, o kadarcıktan bi'şey olmaz :P
Huzurlarınızda minnak topak! :)
Yorgun oyuncu :) from Sittirella on Vimeo.
Yine efenim, ''Vimeyo açılmeyoooo'' diyenler için, YouTube'dan geliyor:
Arada azıcık görünmüşüm, o kadarcıktan bi'şey olmaz :P
Huzurlarınızda minnak topak! :)
Yorgun oyuncu :) from Sittirella on Vimeo.
Yine efenim, ''Vimeyo açılmeyoooo'' diyenler için, YouTube'dan geliyor:
Şöyle de diyebilirim;
Bal,
Bal Kızım,
Bal'ım,
Balım,
Cumartesi neşesi,
Minnak,
Sarman,
Siberian Forest Cat,
Sibirya Kedisi,
Sibirya Orman Kedisi,
Sittirella'nın kedisi,
Yorgun oyuncu,
Yorgun savaşçı
Tertemizdir minnakım :)
Tertemizdir benim minnakım :) from Sittirella on Vimeo.
Bir bu pati, bir şu pati... söz de dinler :)
Pek temizdir benim minnakım :)
Yok efendim vimeo çalışmıyor, izleyemiyoruz diyenler için ;
Şöyle de diyebilirim;
Bal,
Bal Kızım,
Bal'ım,
Minnak,
Ruby,
Ruda,
Rudi,
Rudy,
Siberian Forest Cat,
Sibirya Kedisi,
Sibirya Orman Kedisi,
Tertemizdir minnakım,
Vimeo,
YouTube
Tembel işi oyun :)
Tembel işi oyun :) from Sittirella on Vimeo.
Tam tembel teneke, tam! :)
Hem oyun oynasın, hem yorulmasın.
Oh, ne ala hayat! :)
Yerim o kırpışık gözleri, pembe patileri :)
Hanimiş: videonun tamamı ile yüklenmesini bekleyip izlemek gerekiyormuş :/
Ya sabır deyin, hemencecik yükleniyor :)
Şöyle de diyebilirim;
Bal,
Bal Kızım,
Bal'ım,
Minnak,
Rudi,
Rudy,
Siberian Forest Cat,
Sibirya Kedisi,
Sibirya Orman Kedisi,
Tembel işi oyun,
Tembel teneke
Annelere pati kalkmaz!
Şöyle de diyebilirim;
Annelere pati kalkmaz,
Bal,
Bal Kızım,
Bal'ım,
Minnak,
Rudi,
Rudy,
Siberian Forest Cat,
Sibirya Kedisi,
Sibirya Orman Kedisi
Kucak delisi :)
Kucak delisi :) a video by Sittirella on Flickr.
Bacaklarım masa altındayken kucağıma gelemediği için etrafımda dört dönen bu kucak delisini görmenizi istedim :)
Minnakımı severken ağzım burnum yamuluyor, konuşmam değişiyor (tam bir ergen gerisi olabiliyorum) içim eriyor resmen :)
O sebeple ne dediğime bakmayın, sadece minnakı izleyin lütfen.
Lütfen dedim... :)
Şöyle de diyebilirim;
Bal,
Bal Kızım,
Bal'ım,
Kucak delisi,
Minnak,
Rudi,
Sarman,
Siberian Forest Cat,
Sibirya Orman Kedisi
Aralık sonu/Ocak başı; hatırlanma zamanı
İş bu gönderi dozunda sitem içerir;
'Beklendik hediyeler alıyorum seviniyorum, beklenmedik hediyeler alıyorum, sevincimden ağlıyorum' demiştim.
İşin aslı; X-Mas/yeni yıl dönemini çok seviyorum çünkü sadece bu dönemde hatırlandığımı hissediyorum.
Benim pek arayan soranım pek yoktur.
Hatta ve hatta, ailem ve yüzyıllık üç kadim dostum dışında (onlar da ayda-yılda bir arar) hiç kimse aramaz desem yeridir.
Arada, yılda bir iki arkadaşım arar (onlar kendilerini biliyorlar), hatrımı sorar, ya da bir arkadaşım minicik bir hediye yollar... işte bu anlar benim mutluluktan ne dediğimi/diyeceğimi, ne yaptığımı/yapacağımı sapıttığım anlardır.
Genelde sevdiklerimi hep ben aradığım için, onlarda 'nasılsa bugün-yarın arar Sittirella' deyip aramazlar beni :)
Haklılar elbette, Polonya, şehir içi değil ki... kaldırdın mı ahizeyi/bastın mı 'YES' tuşuna, dünyanın parası tutar.
Ama madalyonun diğer yüzü; Türkiye'de şehir içi değil ki...
Bir kartpostal, bir mektup, bir kaç parça eşya yollamaya kalksalar... belki pahalıya gelir diye düşünüyorlardır ama bilmezler ki PTT'den gönderdikleri her şey ucuza gelir ve PTT'nin kargosu ucuzdur.
Belki de... ben Pollyanna'cılık oynayıp, arkadaşlarımın aslında beni hep düşündüklerini, akıllarında olduğumu ama meşguliyetlerinden, zamansızlıklarından veya imkansızlıklarından ara-ya-madıklarını, tek satır yaz-a-madıklarını, tek kart yolla-ya-madıklarını düşünüyorumdur ama işin aslı başkadır; aslında akıllarına bile gelmiyorumdur veya aramaya değmeyeceklerini düşünüyorlardır... :(
E-posta göndermek parayla değil ya... bunu bile yapmayan arkadaşlarım var... evet, hala varlar ve ben onlara ''arkadaşım'' diyorum ısrarla.
Ama bu ay hep farklıdır.
Bu ay, herkesin bir şekilde beni hatırladığı, adresime bir kart yolladığı, iki satır yazdığı ve imkan bulurlarsa aradıkları aydır.
O sebeple;
keşke yıl 365 gün (altı saat) yerine 99 gün olsa :)
Bakınız, bunlar insanı sevindirmeyecek, ağlatmayacak gibi mi? :)
Euphoric ablasından Bal'lı lokmaya Nazar boncuklu tasma (bana göre kolye!) :)))

Nasıl da zevkini sürüyor sıpa :D
Bunlar da o zevk-sefa süren sıpanın sahibesine gelen hediyeler ;)

Görmüş olduğunuz altı adet altın değerinde kitap, yazmayı bırak, gözümden sakındığım benden yaşlı 'Lise defteri'm, şu an ofiste masa üstümü süsleyen bir 'İstanbul' kartpostalım ve de aynısının tıpkısı kitap ayracım :)
Bir de bu turuncu minnaka oyuncak fare :)
(Kuyruğundan tuttuğu gibi, oda oda gezdiriyor hala bunu)
Kuryeye kapıyı açtığımda bilmiyordum Euphoric'in bana bir paket dolusu hediye yolladığını :)
İmzaladım-aldım ama hala uyanmadım olaya.
Sonra gönderenin ismini okudum; ''Zülfiye Esma Ermiş'' !
E-neeeeee! :) dedim, bu paket Euphoric'ten!
(Ne yalancıyım ben, ne yalancıyım! İsmi bile üç saniyede uydurdum, bravo bana :P)
Açtıkça kitaplar... açtıkça eski, neredeyse antika sayılacak lise defterim, açtıkça oyuncak, kartpostal... sonra notunu okudum - tıkandım kaldım :/
Başladım ağlamaya... salya-sümük.
En son ne zaman sevincimden ağlamıştım hatırlamıyor-d-um, artık biliyorum :)
Tekrar teşekkür ederim beni deli gibi ağlattığın için :)))
* * * * * * * * * * *
Bu da, daha önceki gönderilerimde bahsettiğim, sayılı günler sonra beni bırakıp Macaristan'a gidecek olan en yakın arkadaşımın hediyesi tırmısı tırmısı, ipek ciltli, yusufçuk desenli :) hem de kareli defterim! :)))

Delirecektim sevincimden! :)
Bazen, kırtasiye bağımlısı olduğum için beni mutlu etmek çok mu kolay? yoksa... bana hep en güzelleri mi denk geliyor? diye sormuyorum değil kendime...
Soldaki defter bir diğer iş arkadaşımın arayışlarıyla bulunmuş, çok kullanışlı, üç çeşit sayfa ve koruma folyolarına sahip defterim! :)
Ayraçlarım ( cici kitaplara cici ayraçlar şart idi!), yarım boy Stabilo'larım ve maviş maviş belge koruma kabı kendime hediyem.
İçinde şu anda 2 pasaport bir de sağlık belgesi/muayene defteri yer almakta :)
Yusufçuk defterimin içini göstermezsem rahat edemem :P
Bir de, sevgilimin bana bir ay önce hediye ettiği pembeli 'Converse'lerimin diğer renklerinde aklım kaldı diye gidip diğer renklerini de alması vardı ki...
Oy oy oy! :)
Canım sevgilim benim :)
Pek düşüncelidir, kendini düşünmez beni düşünür canımın içi.
Hepsi beniiiiiim!
Bahar gelsin, güneş açsın.. n'oluuur! :)
Daha yeni yıla zaman var ve dilerim daha bir sürü bir sürü hediye alırım.
Hanimiş; Allam allam işalla yareppim, postacı amca bana çok kutu, zarf getirir, içinden hep şeker çıkar, kitap çıkar işalla yareppim, sübaneke dinimiz amin! :)
'Beklendik hediyeler alıyorum seviniyorum, beklenmedik hediyeler alıyorum, sevincimden ağlıyorum' demiştim.
İşin aslı; X-Mas/yeni yıl dönemini çok seviyorum çünkü sadece bu dönemde hatırlandığımı hissediyorum.
Benim pek arayan soranım pek yoktur.
Hatta ve hatta, ailem ve yüzyıllık üç kadim dostum dışında (onlar da ayda-yılda bir arar) hiç kimse aramaz desem yeridir.
Arada, yılda bir iki arkadaşım arar (onlar kendilerini biliyorlar), hatrımı sorar, ya da bir arkadaşım minicik bir hediye yollar... işte bu anlar benim mutluluktan ne dediğimi/diyeceğimi, ne yaptığımı/yapacağımı sapıttığım anlardır.
Genelde sevdiklerimi hep ben aradığım için, onlarda 'nasılsa bugün-yarın arar Sittirella' deyip aramazlar beni :)
Haklılar elbette, Polonya, şehir içi değil ki... kaldırdın mı ahizeyi/bastın mı 'YES' tuşuna, dünyanın parası tutar.
Ama madalyonun diğer yüzü; Türkiye'de şehir içi değil ki...
Bir kartpostal, bir mektup, bir kaç parça eşya yollamaya kalksalar... belki pahalıya gelir diye düşünüyorlardır ama bilmezler ki PTT'den gönderdikleri her şey ucuza gelir ve PTT'nin kargosu ucuzdur.
Belki de... ben Pollyanna'cılık oynayıp, arkadaşlarımın aslında beni hep düşündüklerini, akıllarında olduğumu ama meşguliyetlerinden, zamansızlıklarından veya imkansızlıklarından ara-ya-madıklarını, tek satır yaz-a-madıklarını, tek kart yolla-ya-madıklarını düşünüyorumdur ama işin aslı başkadır; aslında akıllarına bile gelmiyorumdur veya aramaya değmeyeceklerini düşünüyorlardır... :(
E-posta göndermek parayla değil ya... bunu bile yapmayan arkadaşlarım var... evet, hala varlar ve ben onlara ''arkadaşım'' diyorum ısrarla.
Ama bu ay hep farklıdır.
Bu ay, herkesin bir şekilde beni hatırladığı, adresime bir kart yolladığı, iki satır yazdığı ve imkan bulurlarsa aradıkları aydır.
O sebeple;
keşke yıl 365 gün (altı saat) yerine 99 gün olsa :)
Bakınız, bunlar insanı sevindirmeyecek, ağlatmayacak gibi mi? :)
Euphoric ablasından Bal'lı lokmaya Nazar boncuklu tasma (bana göre kolye!) :)))

Nasıl da zevkini sürüyor sıpa :D
Bunlar da o zevk-sefa süren sıpanın sahibesine gelen hediyeler ;)

Görmüş olduğunuz altı adet altın değerinde kitap, yazmayı bırak, gözümden sakındığım benden yaşlı 'Lise defteri'm, şu an ofiste masa üstümü süsleyen bir 'İstanbul' kartpostalım ve de aynısının tıpkısı kitap ayracım :)
Bir de bu turuncu minnaka oyuncak fare :)
(Kuyruğundan tuttuğu gibi, oda oda gezdiriyor hala bunu)
Kuryeye kapıyı açtığımda bilmiyordum Euphoric'in bana bir paket dolusu hediye yolladığını :)
İmzaladım-aldım ama hala uyanmadım olaya.
Sonra gönderenin ismini okudum; ''Zülfiye Esma Ermiş'' !
E-neeeeee! :) dedim, bu paket Euphoric'ten!
(Ne yalancıyım ben, ne yalancıyım! İsmi bile üç saniyede uydurdum, bravo bana :P)
Açtıkça kitaplar... açtıkça eski, neredeyse antika sayılacak lise defterim, açtıkça oyuncak, kartpostal... sonra notunu okudum - tıkandım kaldım :/
Başladım ağlamaya... salya-sümük.
En son ne zaman sevincimden ağlamıştım hatırlamıyor-d-um, artık biliyorum :)
Tekrar teşekkür ederim beni deli gibi ağlattığın için :)))
* * * * * * * * * * *
Bu da, daha önceki gönderilerimde bahsettiğim, sayılı günler sonra beni bırakıp Macaristan'a gidecek olan en yakın arkadaşımın hediyesi tırmısı tırmısı, ipek ciltli, yusufçuk desenli :) hem de kareli defterim! :)))

Delirecektim sevincimden! :)
Bazen, kırtasiye bağımlısı olduğum için beni mutlu etmek çok mu kolay? yoksa... bana hep en güzelleri mi denk geliyor? diye sormuyorum değil kendime...
Soldaki defter bir diğer iş arkadaşımın arayışlarıyla bulunmuş, çok kullanışlı, üç çeşit sayfa ve koruma folyolarına sahip defterim! :)
Ayraçlarım ( cici kitaplara cici ayraçlar şart idi!), yarım boy Stabilo'larım ve maviş maviş belge koruma kabı kendime hediyem.
İçinde şu anda 2 pasaport bir de sağlık belgesi/muayene defteri yer almakta :)
Yusufçuk defterimin içini göstermezsem rahat edemem :P
Bir de, sevgilimin bana bir ay önce hediye ettiği pembeli 'Converse'lerimin diğer renklerinde aklım kaldı diye gidip diğer renklerini de alması vardı ki...
Oy oy oy! :)
Canım sevgilim benim :)
Pek düşüncelidir, kendini düşünmez beni düşünür canımın içi.
Hepsi beniiiiiim!
Bahar gelsin, güneş açsın.. n'oluuur! :)
Daha yeni yıla zaman var ve dilerim daha bir sürü bir sürü hediye alırım.
Hanimiş; Allam allam işalla yareppim, postacı amca bana çok kutu, zarf getirir, içinden hep şeker çıkar, kitap çıkar işalla yareppim, sübaneke dinimiz amin! :)
Görsel: Sahibinin sesi - Sittirella marka
Şöyle de diyebilirim;
Bal,
Bal Kızım,
Bookmark,
Converse,
Hediye,
Hediyelerim,
İpek kapaklı defter,
Lise Defteri,
Nazar boncuklu tasma,
notebook,
One Star,
Rudy,
Sitem,
Stabilo mini,
Yusufçuk desenli defter
Bakın şu sıpanın yaptığına :)
Patatesle oyun a video by Sittirella on Flickr.
Ben de kendi kendime ''bu halıların püsküllerinde bir acayiplik var sanki'' diyordum.
Hiç bir acayiplik yokmuş efenim :)
Gayet normalmiş meğersem püsküller...
Şöyle de diyebilirim;
Bal,
Bal Kızım,
Bal'ım,
Halı püskülü,
Oyuncu kedi,
Patates torbası,
Rudi
Hangi kanal?

Kediyi merak öldürür diye boşuna dememişler :)
O pembe minik burun her şeye girecek!
Bugünlerde ben neler yapıyorum?
* Beklenmedik hediyeler alıp, sevincimden hüngür hüngür ağlıyorum :')
Euphoric'im teşekkürederim, zamanım olduğunda detayları paylaşmak istiyorum :)))
* Beklenmedik hediyeler alıyorum, Xmas-yeni yıl zamanını çok seviyorum! :)
* Beklendik hediyeler alıyorum, -ne yalan söyleyeyim- ne çok sevenim varmış diye çocuklar gibi seviniyorum :) Hediyelere, sevilmeye, şımartılmaya doymam, bıkmam.
* Deli gibi çalışıyorum :/ Bol bol okuyorum :) Uykusuzluktan geberiyorum :(
* Çok hain, pek fena, alengirli-afili planlar yapıyorum :)
* 24 Aralık'ı iple çekiyorum, 9 günlük (yazıyla dokuz) tatilimi dört gözle bekliyorum :)))
* Kızımla oynuyorum, kedileri/kedilerle yaşamayı öğreniyorum... içime sığmayan bir sevgi yaşıyorum. Sanıyorum bu Bal Kız'a aşık oldum :)
* Ayı patisi gibi ''Ugg''larla sağda solda dolanıyorum :D
Ofis-sokak-yağmur-soğuk... peeeeh!
Bunca yıldır burun kıvırmakla halt etmişim! Konfor, rahatlık, sıcacık, oh mis! :)))
Ugg sevmeyen arkadaşlarıma selam ederim ;)
* Kışa hazırlanıyorum, karlı günler kapıda, ha yağdı-ha yağacak :)
Her yer Xmas hazırlığında, birbirinden güzel şeyler satışta!
Yılın bu dönemini çok ama çok seviyorum.
* Kırtasiye manyaklığım tavan yaptığı için, maaşı kaleme-deftere yatırmaktan korkuyorum :/
Bu manyaklığıma ayrı bir gönderide değinmeyi planlıyorum :)
* Uyumaya gidiyorum.
Şimdi siz uyuyorsunuzdur, mışıl mışıl... bunları da ya kahvaltıda, ya ofiste çayınızla ya da eve döndüğünüzde zaman bulduğunuzda okuyacaksınız;
Mutlu olsun gününüz! :)
Şöyle de diyebilirim;
Bal,
Bal Kız,
Bugünlerde ben,
Çok iyi de oldu çok güzel iyi oldu tamam mı,
Hangi kanal,
Ne baktıydın,
Ruda,
Rudi,
Rudy,
Sarman,
Siberian Forest Cat,
Sibirya Kedisi,
Sibirya Orman Kedisi
Oyuncaksız asla!
Yazacak çok şey birikti... çektiğim yüzlerce fotoğraf (bol bol kuyruk, kulak, pati fotoğrafı elbette), gezdiğimiz yerler, aldığım üj-bej güzel şey, paylaşılacak :)
Gel gör ki, zaman yok!
Ben hemen bu minnak portakalın oyuncak ayı sevdasına dair bir kaç fotoğraf paylaşıp-kaçayım :)
Uyku vaktimi zaten geçirdim... sabaha erken kalkılıp gidilecek çok enteresan bir pazar ve öğleden sonra ''American Film Festival'' programında seyredilecek çok güzel bir film daha var :)
Şu YouTube videolarında falan gördüğümüz, oyuncağına sarılarak uyuyan kedilerden biriymiş bu
meğersem :)
Evde, kelimenin tam anlamıyla ''evlere şenlik'' şeyler yaşıyoruz :)
Paylaşayım dedim.
Nazar değecek diye korkuyorum bu turuncu düdüğe... masaya vurun, kulak çekin, ne bileyim bi'şiler yapın n'olur! :)
Sevgilerimle.
Gel gör ki, zaman yok!
Ben hemen bu minnak portakalın oyuncak ayı sevdasına dair bir kaç fotoğraf paylaşıp-kaçayım :)
Uyku vaktimi zaten geçirdim... sabaha erken kalkılıp gidilecek çok enteresan bir pazar ve öğleden sonra ''American Film Festival'' programında seyredilecek çok güzel bir film daha var :)
Şu YouTube videolarında falan gördüğümüz, oyuncağına sarılarak uyuyan kedilerden biriymiş bu
Evde, kelimenin tam anlamıyla ''evlere şenlik'' şeyler yaşıyoruz :)
Paylaşayım dedim.
Nazar değecek diye korkuyorum bu turuncu düdüğe... masaya vurun, kulak çekin, ne bileyim bi'şiler yapın n'olur! :)
Sevgilerimle.
Şöyle de diyebilirim;
American Film Festival,
Bal,
Bal Kızım,
Bal'ım,
Balım,
Kedi ve oyuncak,
Minnak,
Oyuncağa sarılıp uyuyan kedi,
Oyuncak ayı sevdası,
Oyuncaksız asla,
Siberian Forest Cat,
Sibirya Orman Kedisi
Şaşı bak, şaşır :)
Bal'ım uyku sersemiyken, daha gözleri bile mahmur (ve de şaşı) bakarken, bi' şeyi anlamaya çalıştığı andaki o şapşal surat ifadesine/şaşkınlığına bayılıyorum!
Üstteki fotoğraf aynen böyle bi' anda yakalanmış kare.
Patili hayat nasıl gidiyor? diye sorular geliyor. Gecenin 3 veya 4'ünde hanfendi tuvaletini yapmaya karar veriyor. Tuvaleti kapalı ve de silikon kum kullanıyor. Her tuvalet seansı ayrı macera; kazı çalışmaları-kapatma çalışmaları, o gürültü...
Evin içinde resmen eko yapıyor :)
Yapılacak bi' ton şey eklendi hayatımıza; günde 4 kez tuvaleti kontrol et, kumu karıştır-havalandır (gerekmese de, ben yine de yapıyorum). Günde 1 kez mama ver, kuru mama kabı boş kalmasın-dikkat et, 4 kez de suyunu değiştir.
Sabah uykularım zaten hayal oldu, hanfendi, sabahın köründe en güzel oyunun benim üzerimde zıplamak olduğuna karar vermiş; uykusuz kalıyorum.
Biraz diken üstünden oturma halleri mevcut; ''o minik pembe burnunu bu sefer nereye soktu?'' diye düşünmeden duramıyorum. Onu, en sevdiğim kemerimi tüm vücuduna dolamış, dişlerini püsküllerine geçirmiş halde yakaladığımdan beri neye dikkat edip neye etmemem gerektiğini sapıtmış durumdayım.
Bi' de balkon kapısının sadece on saniye açık kalmasını fırsat bilip 7. kattan aşağı miyavlarken yakalamam var ki; öldüm öldüm dirildim :/
Evin içinde patinaj çalışmaları, virajı alamayıp dolaba sürtünerek koltuk dibinden devam eden kulvarlar... Sırıksız yüksek atlamalar, sehpa örtüsünün simetrik olmadığına karar verip üzerindeki her şeyle birlikte alaşağı yapmalar :) Patileri küvete dayayıp, içinde ne olduğunu görmeye boyu yetmeyince miyav miyav yardım istemeler :)
Mobilya mağazasında en uygun koltuğu seçmeye çalışan, huysuz-kılı kırk yaran, zaman ve sabır sınırı olmayan emekli amca misali; kitaplığımın en alt rafı mı? giysi dolabının altı mı? yoksa laptopın arkasında kalan, masa üstü mü konforlu? defalarca bu üçgende gidip-gelip, en son kucağımda uyumaya karar kılmalar.
Oyun oynarken bir şeyi ısırarak yakaladığında, aynen köpekler gibi, ön patilerden güç alıp, popo yukarda geri ite ite benimle çekiştirmece oynamalar... Resmen güç denemesi yapıyor eşek sıpası :)
Tırmalama aparatının altını üstüne getirmeler, üzerinde sekiz olup kendi kendine oyun icat etmeler...
''Kediyi öldüren merak'' derler ya hani... doğru.
O minik pembe burun her şeye girecek, her şeyi anlayacak :)
Görsel: Sahibinin sesi - Sittirella marka
Şöyle de diyebilirim;
Bal,
Balım,
Kedi kumu,
Kedi tuvaleti,
Kedilerin garip davranışları,
Kedili hayat,
Siberian Forest Cat,
Sibirya Orman Kedisi,
Sittirella'nın kedisi,
Şaşı bak şaşır,
Tırmalama aparatı
Görmemişin kedisi olmuş...
Şöyle de diyebilirim;
Bal,
Bal Kızım,
Balım,
Çok iyi de oldu çok güzel iyi oldu tamam mı,
Goodmorning,
Görmemişin kedisi olmuş,
Günaydın,
Minnak,
Siberian Forest Cat,
Sibirya Kedisi,
Sibirya Orman Kedisi
Kim Gelmiş? :)
Ne ağladı, ne tısladı, ne pati attı.
Sadece tedirginliğini hissettik, serbest bıraktık.
Sabahtan beri yatağın altı, dolabın altı, minik evi, perdenin arkası gibi yerlerde saklandı.
Yere sıfır, sürüne sürüne :))) gülmekten öldürdü bizi.
Elime almak istediğimde fırlayıp kaçmıyor, kucağımdan bir an önce kurtulmak için hamle yapmıyor.
Dokunuşlarıma gözlerini kapatarak cevap veriyor :)
Hatta, az manzara seyretsin diye koyduğum pencere pervazı sanırım hoşuna gitti ki, perde arkasından beni izleye izleye uykuya daldı :)
Bu da uykuya daldı-dalacak anının resmidir.
Ürkütmeyelim ilk günden Balımı :)
(Her ne kadar eşim ''ben onu foxy diye çağıracağım, iki isimli olacak, ona göre'' dese de...)
Kızıma BAL adını (kendi bile farkına varmadan) öneren isim annesi; leyya oldu :)
Tüm önerilerinize teşekkür ederim.
Sevgilerimle.
Hanimiş: leyya'm :)
Sen yine yorum bırakamayacaksın, sayfamı Adsız kullanıcıların yorumlarına kapadım :)
Evet, ben de seni seviyorum! :P
Şöyle de diyebilirim;
Bal,
Bal Kız,
Foxy,
Ginger Princess Aka,
Hoşgeldin Minnakım,
Kim Gelmiş,
leyya,
leyya craftmania,
Minnak,
Sibirya Kedisi,
Sibirya Orman Kedisi,
Ulena,
Ulenka
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
...yavrum seni layk ettim...
-
Çok yoruldum arkadaşlar. Blog tutmayı bırakıyorum. Gitmeden önce, fotoğrafım sizlere bir anı olsun dedim. Yıllardır yazıştığınız, ko...
-
Zaman su gibi akıp geçiyordu sayın seyirciler ve kahramanımız zamanın bu çılgın hızına bi' türlü yetişemiyordu. Takvimlerle yatması...
-
Şu başlığı gördükten sonra ''beleş bomba olsun, kıçımda patlasın'' diyerek buraya gelenler, bence bu cümlenin sonundaki ...










