Sittirella'nın kedisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sittirella'nın kedisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Minnak ve maceraları : intihara teşebbüs!


Son günlerde güneş ara sıra yüzünü göstermeye başlayınca içimdeki Japon turist uyandı! :)
Evde-sokakta fotoğraf makinesi boynumda gezdim desem yeridir. 
Bunda sevgili ''cafe noHut''un ''Yeni başlayanlar için fotoğraf çekim teknikleri'' adlı gönderisinin etkisi çok oldu :)
Benim için fotoğraf çekmek, otomatik ayara alınmış fotoğraf makinesinin çekim tuşuna basmaktan ibaretti :)
Şimdi manuel  modda çekim yapmaya çalışıyorum. Çekiyorum, beğenmiyorum, ayarları değiştiriyorum, tekrar deniyorum. Yavaş yavaş çözüyorum sanki işi :)
Sevgili noHut'a teşekkürü borç bilirim :)

Modelim tabisi de minnak Bal'ım :)
Geçtiğimiz haftaya yaramaz minnak'ın intihar teşebbüsü damgasını vurdu.
Bizim kız balkon delisi. Balkon kapısının açıldığını duyar duymaz, nerede olursa olsun-ne yapıyor olursa olsun her şeyi bırakıp kurşun gibi fırlayıp kendini balkona atıyor.
Tuvalet yaparken tuvaletini yarım bırakıp koşmuşluğu var :) O derece! :)))
Yedinci katta oturduğumuz için balkonun her yanını kapattık, minnak güvenli bir şekilde hava alsın, güneş keyfi yapsın diye. Gel gelelim bizim kız minicik bir açık yakalamış ve kendini balkonun dışına atmayı becermiş. Geri de dönemeyince ''Beni içeri alın'' miyavlamaları eşliğinde bir kurtarma operasyonu gerçekleştirdik.
Nasıl uslu durdu anlatamam. Kocaman korkmuş gözler, göz bebekleri sonuna dek açılmış, simsiyah :/
Arada sırada yüzüme bakarak yavaş miyavlamalar...
Ben onu balkonun altından zorla geçirdiğim bileklerimle sımsıkı yakalarken sevgilim üstten güvenli bir şekilde yakalayıp içeri alıncaya dek geçen bir kaç dakikada neler düşündüm, nasıl korktum anlatamam.
Sakinliğimi nasıl korudum bilemiyorum.
Odaya sağ salim döndüğümüzde minnak'ın kalbi deli gibi atıyordu. Benimse ellerim titriyordu.
On dakika geçmeden tekrar oynamaya, miyyav!-miyyav! sesleriyle sağdan sola koşturmaya başladı yine bizimki, orası ayrı :)
Ama bu bize kocaman bir ders oldu. 
Dün balkonu tabandan tavana kapatmak için gerekli metal malzemeler alındı. Yarın, kendi hapishanemizi yapacağız kısmetse.



Çok şanslıydı bu sefer minnak.
Dilerim bi' daha benzer bi' olay yaşamayız, hatırladıkça midem taş gibi oluyor  :/

Yorgun savaşçı

Yarım saat oynadıktan sonra, kalan son enerjisi ile çıkardığı numaralar.
Arada azıcık görünmüşüm, o kadarcıktan bi'şey olmaz :P

Huzurlarınızda minnak topak! :)


Yorgun oyuncu :) from Sittirella on Vimeo.


Yine efenim, ''Vimeyo açılmeyoooo'' diyenler için, YouTube'dan geliyor:

Şaşı bak, şaşır :)


Bal'ım uyku sersemiyken, daha gözleri bile mahmur (ve de şaşı) bakarken, bi' şeyi anlamaya çalıştığı andaki o şapşal surat ifadesine/şaşkınlığına bayılıyorum!
Üstteki fotoğraf aynen böyle bi' anda yakalanmış kare.

Patili hayat nasıl gidiyor? diye sorular geliyor. Gecenin 3 veya 4'ünde hanfendi tuvaletini yapmaya karar veriyor. Tuvaleti kapalı ve de silikon kum kullanıyor. Her tuvalet seansı ayrı macera; kazı çalışmaları-kapatma çalışmaları, o gürültü...
Evin içinde resmen eko yapıyor :)

Yapılacak bi' ton şey eklendi hayatımıza; günde 4 kez tuvaleti kontrol et, kumu karıştır-havalandır (gerekmese de, ben yine de yapıyorum). Günde 1 kez mama ver, kuru mama kabı boş kalmasın-dikkat et, 4 kez de suyunu değiştir.
Sabah uykularım zaten hayal oldu, hanfendi, sabahın köründe en güzel oyunun benim üzerimde zıplamak olduğuna karar vermiş; uykusuz kalıyorum.

Biraz diken üstünden oturma halleri mevcut; ''o minik pembe burnunu bu sefer nereye soktu?'' diye düşünmeden duramıyorum. Onu, en sevdiğim kemerimi tüm vücuduna dolamış, dişlerini püsküllerine geçirmiş halde yakaladığımdan beri neye dikkat edip neye etmemem gerektiğini sapıtmış durumdayım.
Bi' de balkon kapısının sadece on saniye açık kalmasını fırsat bilip 7. kattan aşağı miyavlarken yakalamam var ki; öldüm öldüm dirildim :/

Evin içinde patinaj çalışmaları,  virajı alamayıp dolaba sürtünerek koltuk dibinden devam eden kulvarlar... Sırıksız yüksek atlamalar, sehpa örtüsünün simetrik olmadığına karar verip üzerindeki her şeyle birlikte alaşağı yapmalar :) Patileri küvete dayayıp, içinde ne olduğunu görmeye boyu yetmeyince miyav miyav yardım istemeler :)

Mobilya mağazasında en uygun koltuğu seçmeye çalışan, huysuz-kılı kırk yaran, zaman ve sabır sınırı olmayan emekli amca misali; kitaplığımın en alt rafı mı? giysi dolabının altı mı? yoksa laptopın arkasında kalan, masa üstü mü konforlu? defalarca bu üçgende gidip-gelip, en son kucağımda uyumaya karar kılmalar.

Oyun oynarken bir şeyi ısırarak yakaladığında, aynen köpekler gibi, ön patilerden güç alıp, popo yukarda geri ite ite benimle çekiştirmece oynamalar... Resmen güç denemesi yapıyor eşek sıpası :)
Tırmalama aparatının altını üstüne getirmeler, üzerinde sekiz olup kendi kendine oyun icat etmeler...

''Kediyi öldüren merak'' derler ya hani... doğru.
O minik pembe burun her şeye girecek, her şeyi anlayacak :)

Görsel: Sahibinin sesi - Sittirella marka
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

...yavrum seni layk ettim...