Bal Kız etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bal Kız etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Kırismıs tatiline girerkene :)

Uzun zamandır ''bugünlerde ben'' gönderisi yapmıyordum.

Bugünlerde ben:
Yeni adresime gelen ilk yeni yıl kartımı almanın sevincini yaşıyorum :)

Kartı görünce kocaman kahkaha attım :)
Çok beğendim, çoook!
Yanında gelen minnak kız, bu akşam okumaya başlayacağım ''Parasız Yatılı'' kitabıma ayraç olacak :)
Bu kitabı da Leylak Dalı'm hedaye etmişti bana :)
Seviyorum nan seni! :)
Kediş de süper şirinmiş, inceliğin bu kadarı...
Çok teşekkür ederim Leylak'ım! :)

Bugünlerde ben:
Çok hastalandım.
Yıllardır yaşamadığım sağlık sorunlarının hepsi el ele verip yatıya kalmaya geldiler :(
Şöyle izah edeyim: minare gibi bir boya sahip olmamdan kelli (1.80) yıllardır çektiğim duruş/oturuş sorunum vardır.
Son dört yıldır, günde -en az- sekiz saat, bilgisayar karşısında neredeyse kıpırdamadan çalışmaktan dolayı sırtım ve belim iflas etti.
Bilek ve kol ağrıları da tuzu-karabiberi oldu :(
İki hafta raporluydum...bu iki haftadan sonra bir hafta çalıştım ama ağrılarım devam ettiği için doktorum yeterince dinlenmediğime karar verdi ve iki hafta daha rapor verdi.
Bu iki haftadan sonra durumumda hafif bir düzelme olduğu için ''tek'' bir günü ofiste geçirdim ve son iki haftadır da evden çalışıyorum.
Bugün ''Kırismıs'' tatili öncesi son iş günüm :) Bu da demektir ki, önümüzdeki iki hafta boyunca tatildeyim.
Sizin anlayacağınız, iki ayda sadece tek bir gün ofisten çalışarak şu işe başladım-başlayalı en ''Oh bea!'' günlerimi yaşadım :)
Ağrıyı ofiste de çalışsam çekecektim, evden de çalışsam çekecektim ama en azından evde olunca arada uzandım, dinlendim...
Taşındık, evi az buçuk yerleştirdim :)

Fakaaaaaat, bu kas/kemik ağrıları tabisi de yeterli gelmedi bünyeme.
Kalınvalidem (Mama Maria) sağolsun, taşınma sırasında yardıma!!! geldi. :)
Güya bana yardım edecekti de, benim işim hafifleyecekti de, yorulmayacaktım da, iyileşecektim de... peeeh! :)
Arkasını toplayıp-temizlemekten on kat beter yoruldum :)
Bi' gün ''kalınvalidem'' gönderisi yapayım da maceralarını paylaşayım :))) Alem kadın! :)
Yemek yapar...mutfak savaş alanı! Onun yemeği yapması bir saat sürer, benim mutfağı temizleyip ilk haline döndürmem yaklaşık iki saat diyeyim, siz anlayın durumu.
Bi' de yorulup terleyip duş almaya girdiğimde tüm evi havalandırmaya karar vermiş sağolsun kalınvalidem. Açmış evin tüm pencerelerini. Sıcacık banyo kapısını açınca tüm vücuduma tır çarpması gibi vuran soğuğu yiyince olanlar oldu :/
Bir haftadır hastayım. Üşütmenin böylesi :/
Öksürük, tıksırık, burun akması, bademcik şişmesi, boğaz gıcıklanması, fırlayan ateş, uykusuz geceler ve kas ağrıları :(
Fırsat bu fırsat şımardım :) Azıcık hasta kaprisi yaptığım doğrudur :)
Bol bol çorba içtim.

Bol tavuklu, bol havuçlu, bol karabiberli ve bol limonlu :)
İyileşiyorum artık, iki gecedir uyuyabildiğime ve burnumun akmasının durduğuna göre...
İnat ettim, doktora gitmedim.
Geleneksel yöntemlerin tümünü denedim.
Doktora gitsem yedi günde iyileşecektim, kendi kendime bir haftada iyileştim :)))
İlaç aldım elbette, ilaç-şurup ama en güzel ilaç evde hazırladığım bitkisel karışımlar, çaylar, çorbalar ve de iki kızımın kucağımdan inmemesi oldu :)
Sevgi kadar etkili ilaç mı var? :)

Bugünlerde ben:
Bari kalınvalidem mutfağı savaş alanına çevirmesin diye kendimi mutfağa atıp döktürdüm :)

Şaka nan, şaka! :)
Bende bu yetenek ne gezer? :)
Kendini affettirmek için Polonya mutfağının en nadide örneklerini pişirip pişirip yedirdi bana :)
Ben sadece yardım ettim tabisi de hatta kızlar bile yardım etti kalınvalideme :)
bkz:şekilA1


Bu gördüğünüz Polonya mutfağının en ünlü yemeklerinden ''Pierogi''.
Bildiğimiz fincan böreğinin kalın hali :) Bildiğin hamır... (hamur değil, hamır) :)
İçine bildiğin patates püresi, lor peyniri ve de dilersen yağda hafifçe kızartılarak sertliği alınmış minnak doğranmış soğan karışımını koyuyorlar.
Avuç içi büyüklüğünde neredeyse tek parça.
Sonra haşlıyorlar. Mantının battal boyu anlayacağınız :)
Ortaya böyle bi' tabak çıkıyor:

Tabi, onlar yoğurt ve pul biberle yemiyorlar bunu :)
Üzerine yağda kahverengileştirilmiş soğan döküp yiyorlar :)))
Ben böyle yiyince de garip garip bakıyorlar bana ama çok da tııııın! :)))

Bugünlerde ben:
Kızlarımla enfes bi' aşk yaşıyorum! :)
Birbiriyle çok tatlı bi' yarış halinde bana sevgi gösterisi yapıyorlar :)
Kucağımdan inmiyor, geceleri mırıl mırıl yanımda uyuyor, bi' an ilgilenmesem miyav-miyav kendilerini hatırlatıyorlar bana :)
Hele tekne kazıntısı bi' oldu, tam oldu :)
Şirinlik muskası, şımarık, yaramaz ama nasıl sevgi dolu, nasıl tatlı! anlatamam :)
Her sabah uzun uzadıya ''Günaydın!''laşıyoruz Yoda ile :)

Bunu dün sabah çektim :)
Kısacık ama sanırım Yoda'mın ''Günaydın Anne!'' tarzını göstermeme yetiyor :)
Yemelik-yutmalık! Geveze minnak! :)


Tatilde bol bol okuyup, bol bol yazıcam inşalla yareppim, dinimiz amin! :)

Görseller: Sahibinin sesi - Sittirella marka

Bir küçücük turuncu düdük varmış...

Şimdiki aklım olsa, Bal'ımın ismi 'Düdük' olurdu :)
Sabah gözümü açar açmaz 'miyavdın! mırmırlarıyla bi' başlıyor... gece yatağa girdiğimde hemen gelip sağ omzuma kafasını yerleştirerek bana ninni niyetine dinlettiği mırmırlarıyla uykuya daldığım ana dek sürüyor.
Resmen ötüyor :)
İki hafta sonra, evimize gelip bi'taneciğimiz olalı tam bir yıl olacak :)
Sevilmeyecek gibi değil ki, bkz: Şekil 1A :)

Olimpik Kedi Sporları

Olimpiyatlar olur da benim kızım boş durur mu? :)
Buyurun size bizim evden ''Kedi Olimpiyatları'':

Bisiklet Kemirmece...



Sehpaya Kafa Dayamaca...



En Büyük Ağzı Açmaca...



En Garip Pozisyonda Uyumaca...



Perde Arkası Pusuya Yatmaca...



Altın madalyaların hepsi altın renkli kızıma gidiyor!
On puan on puan Balım şampiyon! ^..^

İlan-ı Aşk...

Zordur aşık olmak...
Hem de aşık olanın, aşık olunan ile arasında bilmem kaç yüz bin kedi kuyruğu mesafe varsa... çok daha zor olsa gerek.
Bu ''ilan-ı aşk mektubu''nu, Arwey defterimin sayfalarını karıştırırken buldum :)
Aşağıda gördüğünüz, Nisa'nın Atletico Madrid kedisi Shiro, patileriyle yazmış efenim



Mart kapıdan baktırır...bak hele sen aşk neler yaptırır :))))

Hangi kanal?

Hangi Kanal

Kediyi merak öldürür diye boşuna dememişler :)
O pembe minik burun her şeye girecek!

Bugünlerde ben neler yapıyorum?

* Beklenmedik hediyeler alıp, sevincimden hüngür hüngür ağlıyorum :')
Euphoric'im teşekkürederim, zamanım olduğunda detayları paylaşmak istiyorum :)))

* Beklenmedik hediyeler alıyorum, Xmas-yeni yıl zamanını çok seviyorum! :)

* Beklendik hediyeler alıyorum, -ne yalan söyleyeyim- ne çok sevenim varmış diye çocuklar gibi seviniyorum :) Hediyelere, sevilmeye, şımartılmaya doymam, bıkmam.

* Deli gibi çalışıyorum :/ Bol bol okuyorum :) Uykusuzluktan geberiyorum :(

* Çok hain, pek fena, alengirli-afili planlar yapıyorum :)

* 24 Aralık'ı iple çekiyorum, 9 günlük (yazıyla dokuz) tatilimi dört gözle bekliyorum :)))

* Kızımla oynuyorum, kedileri/kedilerle yaşamayı öğreniyorum... içime sığmayan bir sevgi yaşıyorum. Sanıyorum bu Bal Kız'a aşık oldum :)

* Ayı patisi gibi ''Ugg''larla sağda solda dolanıyorum :D
Ofis-sokak-yağmur-soğuk... peeeeh!
Bunca yıldır burun kıvırmakla halt etmişim! Konfor, rahatlık, sıcacık, oh mis! :)))
Ugg sevmeyen arkadaşlarıma selam ederim ;)

* Kışa hazırlanıyorum, karlı günler kapıda, ha yağdı-ha yağacak :)
Her yer Xmas hazırlığında, birbirinden güzel şeyler satışta!
Yılın bu dönemini çok ama çok seviyorum.

* Kırtasiye manyaklığım tavan yaptığı için, maaşı kaleme-deftere yatırmaktan korkuyorum :/
Bu manyaklığıma ayrı bir gönderide değinmeyi planlıyorum :)

* Uyumaya gidiyorum.
Şimdi siz uyuyorsunuzdur, mışıl mışıl... bunları da ya kahvaltıda, ya ofiste çayınızla ya da eve döndüğünüzde zaman bulduğunuzda okuyacaksınız;

Mutlu olsun gününüz! :)

Kim Gelmiş? :)


Ne ağladı, ne tısladı, ne pati attı.
Sadece tedirginliğini hissettik, serbest bıraktık.
Sabahtan beri yatağın altı, dolabın altı, minik evi, perdenin arkası gibi yerlerde saklandı.
Yere sıfır, sürüne sürüne :))) gülmekten öldürdü bizi.
Elime almak istediğimde fırlayıp kaçmıyor, kucağımdan bir an önce kurtulmak için hamle yapmıyor.
Dokunuşlarıma gözlerini kapatarak cevap veriyor :)
Hatta, az manzara seyretsin diye koyduğum pencere pervazı sanırım hoşuna gitti ki, perde arkasından beni izleye izleye uykuya daldı :)
Bu da uykuya daldı-dalacak anının resmidir.

Ürkütmeyelim ilk günden Balımı :)

(Her ne kadar eşim ''ben onu foxy diye çağıracağım, iki isimli olacak, ona göre'' dese de...)

Kızıma BAL adını (kendi bile farkına varmadan) öneren isim annesi; leyya oldu :)

Tüm önerilerinize teşekkür ederim.
Sevgilerimle.

Hanimiş: leyya'm :)
Sen yine yorum bırakamayacaksın, sayfamı Adsız kullanıcıların yorumlarına kapadım :)
Evet, ben de seni seviyorum! :P
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

...yavrum seni layk ettim...