Inglot etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Inglot etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Beş parasızdım ve alışveriş fikri çok güzeldi :)


Hatırlayanlarınız olacaktır; baharda iki tane öğrencim oldu ve ben haftada iki gün onlara pratik ağırlıklı Türkçe dersi vermeye başlamıştım.
Sekiz hafta sonunda büyük bir ilerleme kaydettiler, bir çok konuşmayı anlar ve cevaplar hale geldiler :)
Türkiye'ye on beş günlüğüne tatile gittiler ve biri orada güzel bir iş fırsatı yakaladı :)
Türkçe'sini beğenmişler, 'burada çalıştığın sürece ilerletirsin' demişler. İngilizce ile çalışacak başlangıçta, Lehçe'sini de ara sıra kullanacak :)
Kontratını imzaladı,1 Ekim itibariyle işbaşı yapıyor, oturma-çalışma izinlerinin alınmasını ve masraflarını da üstlenmişler :)
Çok mutluyuz! :)
Sohbet sırasında bana 'her ay anneme bir kaç yüz lira göndereceğim, dilerim transfer/kur değişimi fazla tutmaz' dedi.
Kafamda bi' şimşek çaktı! :)
Hemen 'Monika, ben sana kitap ve burada bulamayacağım şeylerin listesini versem, sen oradan bana alıp yollasan, ben de masraf+kargo ücretini annenin hesabına PLN olarak yatırsam... hem sen/hem ben transfer/kur değişimi ücretinden kurtuluruz, ne dersin?' dedim.
Çok sevindi, kabul etti.
'Zaten yılda 3-4 kez geleceğim, gerekirse bavuluma koyar getiririm, kargo ücretinden de kurtulursun, göndereceğin bi' şey olursa da ben götürür postaya veririm' dedi! :)
Mutluluktan uçuyorum desem yeridir :)))
Hemen başladım listeler çıkarmaya; onu da aldırayım, bu kitabı da getirteyim şeklinde tabisi de :)
Olaya başka bi' açıdan bakarsak; buradan bana bi' şeyler için sipariş veren arkadaşlarıma da gönderi yapma imkanım olacak.
Ne gibi gönderiler? derseniz, meselam;
Benim cildim biraz sorunlu,T bölgesi çok yağlı bi' cildim var.Hangi ürünü denesem sonuç değişmedi; ışıl ışıl bir alın-burun-çene! En sonunda, sadece cilt bakımı üzerine profesyonelleşmiş bi' Polonya markası buldum-kazara. Bir yüz yıkama jeli ve tonik aldım. (hatta yarım saat karar verememiştim alsam mı-almasam mı?)
Sonuç inanılmaz! :) hemen kremi için koştum aldığım yere :) Ayrıca bu markanın farklı cilt türleri ve erkekler için de ürünleri var. Yelpazesi geniş.
bkz: Tołpa
Artık ayna gibi gezmiyorum, mis gibi temizliyor-dengeliyor, cidden daha bi' güzel görünmeye başladım :) ama bu ürün -bildiğim kadarıyla- Türkiye'de yok işte.
Bir kaç arkadaşımla Skype sohbeti yaparken bana gönderip gönderemeyeceğimi sordular -malum, yurt dışından kozmetik siparişi yassah!- hem riskli olacağı, hem de TRY'den PLN'ye kur çevrimi ve transfer ücreti+posta ücreti dediğimizde astarı yüzünden pahalıya geleceği için yapamamıştım.
Şimdi gönderebileceğim! :)
Sonracığıma, jeans görünümlü taytlarım var, model model-çeşit çeşit bayılıyorlar :) Hele botla mutteşem duruyor! :) Onlardan da alıp- gönderebileceğimdir.
Sonracığıma size orda bissürü paraya kakaladıkları bkz: INGLOT var :)
İşi ticarete dökmeyeceğim :)
Daha önce buradan oraya minik bi' ticaret ağı kurmak için, hiç kar etmemeyi/hatta para kaybetmeyi göze alıp denemek istemiştim. Bu işi yapabileceğim arkadaşımla minnak ve üzücü bi' yanlış anlaşılma yaşadığımızdan dolayı -asla- demiştim ve öyle kalmıştı. Kalsın da zaten. Onunla olmayacaksa kimseyle olmayacak :)
Zaten yer ve gönderi imkanı kısıtlı olacağından ama gerçekten ihtiyaç duyup sipariş veren yakın arkadaşlar olursa alıp-göndereceğim.
Türkiye'de bulamadığınız/veya çok uçuk rakamlara bulduğunuz, yükte hafif-pahada ağır almak istedikleriniz olursa haber verin/yorum bırakın/mail gönderin, ürünü-Türkiye'de satılıyorsa TRY fiyatını belirtin, ben bakayım burada olup olmadığına varsa ne kadar olduğuna.
Orada 20 TRY'Lik ürünü buradan 18 TRY almaya değmez, mantıklı olmak gerek :)
Benim bu işten ne çıkarım olacak derseniz? İyilik meleği değilim, noel baba hiç değil.
Her bir/iki gönderiden bir kitap/parası edinebilme gibi bi' çıkar edinebilirim :)))
Kolay değil yurt dışında minnak bi' kütüphane edinmek :)

Böleyken böle işte :)
Var mı aklınıza gelen 'aslında bunu isterdim' dediğiniz bi'şi? :)

Görsel: Google Images

Inglot Cosmetics

Kızlar toplanın, size Inglot'tan bahsedeceğim :)
İlk olarak Inglot'a aşık olma sebebimi vereyim:

PARABEN FREE FORMULA
NOT TESTED ON ANIMALS

işte bu iki cümle beni benden alıyor :)
Hiçbi' ürününü hayvanlar üzerinde test etmeyen nadir firmalardan biri Inglot.
Bu bile gönül rahatlığıyla ürünlerini almak için yeterli sebep bence.

Bundan bi' kaç yıl önce, takip ettiğim blog sayfalarının arasında gördüm ilk olarak Inglot adını.
Çok kaliteli, kolay bulunmayan, insanların ürünlerini almak için 5-6 saat yolculuğu göze aldıkları kadar muhteşem bi' marka olarak lanse ediliyordu. Diyordum ''ne manyak insanlar var, bi' oje için beş saat yolculuk yapıp-dünyanın parasını bayılıp, bi' de seviniyorlar'' :)))
O zaman Inglot'un Polonya markası olduğundan haberim bile yoktu.
Ne zaman ki iki yıl önce Wroclaw'a taşındık... ilk gün girdiğim sıradan bi' alışveriş merkezinde 'INGLOT' tabelasını gördüm; şaşırdım :)
Gel zaman-git zaman -iş yerimin tam karşısındaki alışveriş merkezinde olmasından dolayı- Inglot ziyaretlerimi sıklaştırdım.
Fiyatları hiç de bahsedildiği gibi uçuk değildi ve çok kaliteli-çeşitli ürünleri vardı.
Özellikle farlarının pigmentleri harikaydı.
Sürdüğünde yumuşacık, saatlerce -tüm gün diyelim biz ona- göz üzerinde kalıyor ama temizlemeye kalktığında hiç zorlamadan, sağa sola bulaşıp yapışmadan, gözü-yüzü hırpalamadan silinip gidiyordu.
Çalışanları işinin uzmanı, bilinçli, ürün satışına değil, cilde uygun ürün tavsiyeleri veren, 'ister al- ister alma ama alacaksan da sadece ihtiyacın olanı al, gereksiz ürün alma' mantığında olan, bize göre 'böyle para mı kazanılır?' diyeceğimiz bi' firma Inglot.
Dünyada sayılı merkezlerde olmasına rağmen, Polonya'da hemen her alışveriş merkezinin içinde yer alması ve ürünlerinin standart olması onu benim için güzel kılan.
Ve -bunu nispet yapar gibi söylüyorum ama- hiç de pahalı değil :)
Mesela ben, minicik göz altı kapatıcısını 'buna bu kadar para verilir mi? salaksın kızım sen, bu parayla en şahanesinden bir akşam yemeği yersin' diye homurdana homurdana almıştım. Üç aydır her gün kullanıyorum, yarısına bile getiremedim :)
Ve, verdiğim para ise 10-15 TRY kadar bir şey idi :) Homurdanmam onaydı yani, 35 yılda bi' cimriliğim tutmuş demek ki :)
Önceleri ''Freedom System'' den kendi makyaj paletlerimi yaratmaya başladım, sonra bi' aplikatör, sonra bi' kapatıcı, sonra bi' ruj derken bi' baktım ki gerçekten Inglot'u sevmişim.

Salı günü  iş çıkışı, şirketin yabancı çalışanlarının bar toplantısı vardı.
Tüm gün çalışmışım, iş-güç kafa patlatmışım.
Dokuz saate yakın PC karşısında göz altlarım şişmiş... 'tek rakibim kurbağa kermit' moduna girmiştim ki, iş çıkışı soluğu Inglot'ta aldım.
'N'olur beni insan kılığına sokun' dedim :)
Daha önce görmediğim bi' kız 'lütfen oturun' dedi.
Bi' soru-bi' soru daha, far nasıl sürülür, makyaj için olmazsa olmaz nedir, tenime gidecek renkler nelerdir diye nefessiz bi' soru yağmuruna başladım, onlarca sorumu bıkmadan-usanmadan, büyük bi' sabırla ve de uygulamalı olarak göstererek cevapladı.
Peygamber sabrı dedikleri bu olsa gerek :)
Ben olsam, bana biri bu kadar soruyu peşpeşe sıralasa ''Kızım bak git!'' der, kovalardım :)
Meğersem bu hatun kişi Inglot'ta çok uzun süredir çalışan, işin tanıtım-satış değil de, işin arka kısmında yer alan bölge sorumlusuymuş. O gün denetim amaçlı oradaymış ve benim şansıma-kendi şanssızlığına- o anda işi bittiğinden müşteriyle ilgilenmek istemiş.
Yaklaşık 1.5 saatlik soru-cevap-makyaj maratonunun ardından sırf emeğine karşılık almak istediğim rimeli bana satmayarak beni şaşırttı :)
Neymiş?
Hiçbi' şey kusursuz değilmiş, Inglot rimellerinin hiçbiri benim kirpik yapıma uygun değilmiş.
Kendime başka bi' markadan ince fırçalı, kaliteli bir rimel seçmeliymişim ama rimel dışında bi' şey almak istersem alabilirmişim.
Fırça temizleme solüsyonu alayım o zaman dedim, satmadı.
''Temizlenecek fırçanız yok, krem pudra veya fondöten almaya karar verirseniz ve uygun fırçanız olursa o zaman alın, şimdi gereksiz para kaybı olur sizin için, kullanmayacağınız ürünü ne yapacaksınız?'' dedi :)
Dedim ''yüzüme uyguladığın krem pudradan alayım o zaman'', rengi çok doğal durmuştu çünkü.
Baktı: ''kusura bakmayın kalmamış ama yarın gelecek. Hem bu akşam deneyin makyajınızı, herhangi bi' rahatsızlık hissetmezseniz, duruşundan-kalıcılığından memnun kalırsanız gelir alırsınız'' dedi :)
Param var-hiçbi' şey alamıyorum! :)
En ucuzundan iki fırça aldım -gerçekten ihtiyacım vardı... özellikle göz altı kapatıcım için kullanmaya fırçam yoktu.
Teşekkür-rica-kocaman gülümsemeler, elimde bi' kartvizit, bebek gibi bi' cilt ve şahane makyajla ayrıldım Inglot'tan :)
Gece o kadar sohbet, sıcak, sigara dumanı, yeme-içme ve harekete... ve hatta eve gelinceye dek sırılsıklam eden yağmura rağmen makyajım mükemmeldi :)
Ertesi günü ise cildim bebek gibi-yumuşacık idi.
Ziyaretime gelen bi' kız arkadaşımla sohbet sırasında konu makyaja gelince, banyoda aylardır duran ama on beş günde bi' kapağını belki açtığım makyaj sepetimi koydum önüne.
Başladık ürünlere bakmaya; gözlerime inanamadım.
O kadar çok far, göz kalemi, dudak kalemi, eyeliner, allık ve daha sayamadığım malzemem var ki, şaşırdım.
Arkadaşım 'Bunları da ojelerin gibi mezara götüreceksin sanırım, neden hiç kullanmıyorsun?' dedi.
Cevap veremedim :)
Haklıydı. Banyoda sıra sıra duran, güzelim ojelerimin haftada bi' tozunu alıyorum sadece. Aşka gelirsem yine haftada bir kez oje sürüyorum. Dolayısıyla aldığım ojeler bir-iki yıl sonra çöpe gidiyor :/
O an karar verdim: üniversite yıllarıma geri dönüp, yine makyaj yapmaya başlayacaktım.
Maksat bi' kasa makyaj malzemesi stoğunu eritmek :)

Dün soluğu Inglot'ta aldım.
Makyaj temizleyicisi, silikon makyaj bazı, far bazı, 1 adet kaş farı, bi' adet kaş fırçası, bi' adet ruj, bi' adet ruj fırçası, kaş farı ve rujumu bi' arada saklayabileceğim 'Freedom System' den bi' yuvarlak-aynalı palet.
Evde bulunan, yine Freedom System'den seçtiğim farlarımdan ikisini koyup makyaj çantama atabileceğim ikili-kare palet, bi' far fırçası, bir de makyaj yaparken malzemeleri üzerine sıktığımız metal-çok şık bi' paleti satın aldım :)
Evvelsi gün de, bi' yüz fırçası ve kapatıcı fırçası almıştım.
Tek sorun; cildime uygun krem pudranın gelmemiş olmasıydı. Onu da gelir gelmez alacağım veya bir diğer şubelerinden edineceğim.
Aldığım ürünlerden bir kaç örnek vereyim:
Akşam akşam, telefonumla fotoğrafını çekmeyi denedim, ortaya aşağıdaki fotoğraf çıktı.


Bari ne aldığım görünsün, belki birilerine fikir verir diye www.inglotcosmetics.com adresinden aldım aynı ürünlerin fotoğraflarını :)


Yani, demem o ki;
Bu kız, bundan böyle pek süslü olacak :)
Her şey bi' yana; bugüne dek kullandığım ve bundan sonra kullanacağım marka olduğundan, Inglot'u  gönül rahatlığı ile öneririm.
Bu da böyle reklam gibim oldu.
Bi' biz yiyemedik şu blog aleminin balını-kaymağını canına yandığım :)
Yakında blogu makyaj bloguna çevirirsem şaşırmayın.
Şaka nan şaka... :)

Günaydınlar :)
Güzel olsun gününüz.

Görsel: Sahibinin sesi - Sittirella marka / Inglot.pl
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

...yavrum seni layk ettim...