İş bu gönderi; rengarenk, her rengi ayrı lezzette, minicik ve taptaze kuş lokumlarını -çok afedersiniz- güpleterek yazılmaktadır :)
Bugün, iş çıkışı koştur koştur postaneye gittim, bi' yarım saatte sıra bekledim.
İşlem bitip hatun kişi elime 2 ayrı paket tutuşturunca, sevincimden ne dediysem artık kadına, ben çıkarken şaşkın şaşkın suratıma bakıyordu :)
Tramvayda, eve gelinceye dek sevdim, okşadım, yükte ağır olduğu kadar pahada da ağır olduğunu bildiğim paketi :/
İlk paket beklediğim bir gönderiyi içerdiğinden üzerinde durmayacağım... ama ikinci 'kutu'' var ya... işte o kutu beni sevincimden çocuklar gibi dansettirdi.
Güldürdü... ve de ağlattı!
Önce şunu söyleyeyim; bu grafiker kısmısı pek bi' marifetli oluyormuş :)
Türk asıllı Polonyalı işkadınlarınca test edildi, onaylandı, İsviçreli bilimadamlarına gerek kalmadı :)
Paket, yakışıklı Shiro'nun sahibi ''eflatun kedi'' blogunun sahibi ''Nisa Ercan''dan geldi :)
Bu paketin neden geciktiğini çok iyi anladım, sırf paketi hazırlamak herhalde bi' hafta on gün sürmüştür.
Hiç üşenmemiş, özene-bezene seçmiş her bi' parçayı!
Sonra oturup her parçaya ayrı not yazmış.
Not demeye şahit ister, destan yazmış :)
Notların hepsini -pek bi' bana özel olduğundan efenim- paylaşmayacağım ama, ellerim titreye titreye, miladı dolduğu için netlik ayarı bozuk olan fotoğraf makinesi ile yakaladığım her kareyi paylaşacağım.
Ye; yiyorum yiyorum :)
Afiyet-şeker-bal oluyor an itibariyle bana bunlar :)
Dua Et; işte bu kısım çok dokunaklı oldu.
Bu ülkede mumla arasam bulamayacağım, tam ihtiyacım olan zamanda gelen... Kuran-ı Kerim meali beni mutlu etti :)
Namazında-niyazında-orucunda-sevabında olamayan, zirzopun bayrak sallayanı olarak; çok sevindim! :)
İşaret midir nedir?
''Höyt! otur yerine, yaş 35 oluyor, aç da oku!'' dercesine... :P
Sev; sevmem miiiiii? :)))
Özene-bezene çizmiş, ARWEY defterimi yaptırmış-göndermiş!
''Honey'miş benim Bal'ım!'' defterim var artık benim!
Demiştim; bu grafiker kısmısından korkulur :)
Sür; yarın işe bunu sürüp gitmeyeni öp-sün-ler! :)
Arayıp da bulamadığım renk!
Bakmayın böyle garip renkli durduğuna, kiremit rengi-kırmızı arası şa-ha-ne bir renk!
Tek katta kapatıyor, -evet, hemen bir tırnağıma denedim- yaşadım! :)
Alleeeaaaa! :)
Not Al; alıciiiim! :)
Açtım-kurdum düzeneği :)
Pek güzel görünüyor be Kız Kulesi!
Ofise götürüp masa üstüme koyacağım, maksat artistlik olsun :)
Oku; körün istediği bi' göz... :)
Üç-beş haftaya kalmaz kritiğini okursunuz bu sayfalarda.
Yüreğine, emeğine, yeteneğine, insanlığına, sevgisine hayran kaldığım Nisa'cım;
Dilerim, beni mutlu ettiğinin bin katı mutlu olursun.
Ne kadar teşekkür etsem azdır.
Dediğin gibi; ''Güzel Dostluklara...''
Honey'miş; lokumun biri bitti bu arada :/ neden bu kadar minicik ki bunlar? :P
Bugün, iş çıkışı koştur koştur postaneye gittim, bi' yarım saatte sıra bekledim.
İşlem bitip hatun kişi elime 2 ayrı paket tutuşturunca, sevincimden ne dediysem artık kadına, ben çıkarken şaşkın şaşkın suratıma bakıyordu :)
Tramvayda, eve gelinceye dek sevdim, okşadım, yükte ağır olduğu kadar pahada da ağır olduğunu bildiğim paketi :/
İlk paket beklediğim bir gönderiyi içerdiğinden üzerinde durmayacağım... ama ikinci 'kutu'' var ya... işte o kutu beni sevincimden çocuklar gibi dansettirdi.
Güldürdü... ve de ağlattı!
Önce şunu söyleyeyim; bu grafiker kısmısı pek bi' marifetli oluyormuş :)
Türk asıllı Polonyalı işkadınlarınca test edildi, onaylandı, İsviçreli bilimadamlarına gerek kalmadı :)
Paket, yakışıklı Shiro'nun sahibi ''eflatun kedi'' blogunun sahibi ''Nisa Ercan''dan geldi :)
Bu paketin neden geciktiğini çok iyi anladım, sırf paketi hazırlamak herhalde bi' hafta on gün sürmüştür.
Hiç üşenmemiş, özene-bezene seçmiş her bi' parçayı!
Sonra oturup her parçaya ayrı not yazmış.
Not demeye şahit ister, destan yazmış :)
Notların hepsini -pek bi' bana özel olduğundan efenim- paylaşmayacağım ama, ellerim titreye titreye, miladı dolduğu için netlik ayarı bozuk olan fotoğraf makinesi ile yakaladığım her kareyi paylaşacağım.
Ye; yiyorum yiyorum :)
Afiyet-şeker-bal oluyor an itibariyle bana bunlar :)
Dua Et; işte bu kısım çok dokunaklı oldu.
Bu ülkede mumla arasam bulamayacağım, tam ihtiyacım olan zamanda gelen... Kuran-ı Kerim meali beni mutlu etti :)
Namazında-niyazında-orucunda-sevabında olamayan, zirzopun bayrak sallayanı olarak; çok sevindim! :)
İşaret midir nedir?
''Höyt! otur yerine, yaş 35 oluyor, aç da oku!'' dercesine... :P
Sev; sevmem miiiiii? :)))
Özene-bezene çizmiş, ARWEY defterimi yaptırmış-göndermiş!
''Honey'miş benim Bal'ım!'' defterim var artık benim!
Demiştim; bu grafiker kısmısından korkulur :)
Sür; yarın işe bunu sürüp gitmeyeni öp-sün-ler! :)
Arayıp da bulamadığım renk!
Bakmayın böyle garip renkli durduğuna, kiremit rengi-kırmızı arası şa-ha-ne bir renk!
Tek katta kapatıyor, -evet, hemen bir tırnağıma denedim- yaşadım! :)
Alleeeaaaa! :)
Not Al; alıciiiim! :)
Açtım-kurdum düzeneği :)
Pek güzel görünüyor be Kız Kulesi!
Ofise götürüp masa üstüme koyacağım, maksat artistlik olsun :)
Oku; körün istediği bi' göz... :)
Üç-beş haftaya kalmaz kritiğini okursunuz bu sayfalarda.
Yüreğine, emeğine, yeteneğine, insanlığına, sevgisine hayran kaldığım Nisa'cım;
Dilerim, beni mutlu ettiğinin bin katı mutlu olursun.
Ne kadar teşekkür etsem azdır.
Dediğin gibi; ''Güzel Dostluklara...''
Honey'miş; lokumun biri bitti bu arada :/ neden bu kadar minicik ki bunlar? :P
Görsel: Sahibinin sesi - Sittirella marka






