Gezip Gördüklerim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gezip Gördüklerim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Mezarlık...

Herkes, huzurla uyumasını ister kaybettiklerinin...
Sevgilim ''burada çok eski, çok köklü Yahudi ailelerinin mezarlığı var, görmek ister misin?'' deyince soluğu Wroclaw-Mezarlık Müzesi'nde aldık. 
Eski ve biraz bakımsız; çok sessiz, çok yalnız...
Benim aklımı başımdan alacak derecede güzel ve ilginç değildi ama gittiğimize değdi.
Onca koruyucu spreye rağmen bi' kaç sivrisinek tarafından tadıma da bakıldı :)
Buyurun size tarihi Yahudi mezarlığı;


Jewish Cemetery

Jewish Cemetery I

Jewish Cemetery II

Jewish Cemetery III

Jewish Cemetery IV

Jewish Cemetery V

Jewish Cemetery VI

Jewish Cemetery VII

Jewish Cemetery VIII

Jewish Cemetery IX

Jewish Cemetery X

Jewish Cemetery XI

Jewish Cemetery XII

Jewish Cemetery XIII

Jewish Cemetery X IV

Zevkli insanlarmış vesselam, huzurla uyusunlar.

Görsel: Sahibinin sesi - Sittirella marka

Hobi bahçeleri

Dün, bi' nedenden dolayı hobi bahçemizdeki kulübemize gidip bi' şeyler almamız gerekti.
Bahçelerin olduğu alana geldiğimizde baharın gözüme sunduğu güzelliklerden yüzüme kocaman bi' gülümseme yerleşti :)



Rengarenk kulübeler, bahçe evleri, aksesuarları...



Düşünüyorum da, burada kış çok sert geçiyor. Evinin bahçeli olmasının bahar-yaz ayları gelmedikçe hiçbi' anlamı yok.
Aksine, kışın kardan, baharda yağmurdan insanın başına bi' ton uğraş çıkarıyor. Temizlemesi çok zor oluyor. Bu sebeple insanlar burada hobi bahçeleri satın almayı tercih ediyorlar.
Herkes baharla beraber kışın kasvetini üstünden atmak ve güneşten daha fazla yararlanmak için hobi bahçelerine akın ediyor. Belki biraz da evden kaçmak için :) Bi' nevi kafalarını dinleyip stres atıyorlar. Bazıları çok iddialı ekip biçme konusunda, bazıları ise sadece çiçeklerle ilgileniyor.



Yürüdükçe içim açıldı. Temiz havayı ciğerlerime doldurdum. Bahçelerden birbirinden güzel kokular geliyordu. Ağaçların çiçeklerinin kokusu hafifçe esen rüzgarla resmen koku şölenine çevirmişti ortalığı. Sonra bahçelere daha dikkatli bakmaya başladım. Çok ilginç ama kimsenin bizim ülkemizde olduğu gibi hırsızlık, kaybetme, bahçesini korumak gibi tasası yok.



Hemen herkes rüzgar ve yağmur ihtimaline karşı kulübelerin pencerelerini sıkıca kapatıyor. Bahçenin kapısını çekip gidiyor. Bunu -memleketimi düşündükçe- içim acıyarak söylüyorum ki, burada insanlar birbirinin emeğine çok daha fazla özen gösterip, kimsenin hakkını çalmaya çalışmıyorlar. Üstte duran resim bizim bahçemiz. Geldik, alacağımızı aldık ve ben bi' kaç kare fotoğraf çektim sırf burada paylaşmak için.



Tam çıkarken yan komşumuzun yeni boyadığı kulübesi gözüme çarptı :) O kadar cici göründü ki gözüme, bi' kare de komşu bahçesini çekeyim dedim. Tabi biraz da hayıflandım. Herkes yaza hazırlığını neredeyse tamamlamış, bizim kulübe hala boyanacak. Perdeler bile değişmedi bu yıl :)



O derece tembellik... aslında vakitsizlikten ve bu yıl baharın bi' türlü gelememesinden kaynaklandı her şey . Ben şu satırları yazarken bile şimşekler eşliğinde yağmur yağıyor. Mayıs için de güneşli, sıcacık günlere olan umudumuz bitti, kısmetse Haziran'a artık :)
Neyse... komşumuzun kulübesini cici-bici görünce hemen fotoğrafladım :)



Sonra sağa bakıp 'ay kediye bak, ne cici'...



Sola bakıp ' ay harika olmuş burası'...



Karşıya bakıp 'şu kulübenin renkleri ne kadar uyumlu'...



Derken baktım bissürü fotoğraf çekmişim :)





Ve bahçelerin bulunduğu kısımdan çıkana dek yürüdüğümüz yolda gözüme çarpan diğer bahçe manzaraları...













Yağmurlar bitse de kendimizi toprağa, güneşe teslim etsek artık...

Görsel: Google Images

Yürüyüş


Dün yürüyüşe çıktım.
Hava soğuktu fakat bahar gelmişti :)
Mis gibi kokuyordu çiçekler. Her yer renklenmişti. Büyüklerimiz der ya, "gelinlik kızlar gibi" çiçeklenmişti hemen hemen tüm ağaçlar.



Bayılıyorum buranın mimarisine. Evler tam yaşamalık.



Genelde iki veya üç katlı, dik çatılı, bahçeli evler. İlk gördüğümde ''nerede bu evin balkonu?'' diye sormuştum yanımdakilere :) Yok... balkon, teras, vs. yok.
Sen kalk koskoca ev yap ama iki-üç metrekarecik balkonu çok gör, yüzlerce metrekarelik eve :)



İlk bakışta saçma gelmişti. Sonra yaşayarak öğrendim ki, balkon kültürleri olmamasının sebebi iklim. Hem hepsi balkonsuz değil tabi evlerin. Bi' kısmının var balkonları.



Adamlarda bizdeki gibi sıcaktan uyuyamadığımız üç ay yaz yok ki... Yaz ortası akşamüstü hırkasızsan yandın, üşüyor insan. Nerde balkona oturup, şöyle çayı demleyip açık havanın, güneşin, yazın tadını çıkarmalar...
Biber, patlıcan, bamya dizip balkonda güneşte bırakmalar.
Kış için sebze kurutmak yok, salça yapmak... imkansız. Tarhana yapmak... hayal.
Bunları yazarken geçen yıl çektiğim bi'kaç fotoğraf buldum. Onları da eklemeye karar verdim.
Yürüyüşüm boyunca gözüme takılanlar :)

























































Şimdilik bu kadar :)
Bahar yağmurlarının tadını çıkarmak düşüyor bugünlerde bana.
Kahve-yağmur-blabla :)

Görsel: Sahibinin sesi - Sittirella marka
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

...yavrum seni layk ettim...