Yatmadan Önce 100 Fırça Darbesi / 100 Colpi Di Spazzola Prima Di Andare a Dormire / 100 Strokes of the Brush Before Bed


Yazar: Melissa Panarello
Çeviri: Nilüfer Uğur Dalay
Orijinal Dili: İtalyanca
Basım Yılı: 2004
Yayınevi: Okuyan Us Yayınları (2005)

Arka Kapak Yazısı:
Melissa; Genç bir kız...
Günlüğü: Sevgi, aşk, kendine güven, arkadaşlık, cinselliğin keşfi, duygusal gelgitler, arayışlar ve kayboluşlar...
Dürüst, açık, çekici, düşündürücü, insanın içine işleyen ve her şeyden öte cesur itiraflar...

İtalya'da, Susanna Tamaro'nun kitabı kadar satan bu kitap ailelerin çocuklarıyla konuşmadıkları, öğretmedikleri tek konudan söz ediyor: Cinsellik.

"Göz alıcı bir şekilde kendinden emin olan bu lise öğrencisinin itiraflarının yarattığı şok dalgaları gündemde." -The Times

"Çok büyük bir etkisi olan küçük kitap." -New York Times

Yatmadan önce 100 Fırça Darbesi, İtalya'da 1.000.000 adet satıldı. İspanya, Fransa, Almanya, ABD, Kanada, Rusya, Yunanistan ve İngiltere'nin de aralarında bulunduğu 26 ülkede bestseller oldu.

Altını Çizdiğim Cümleler:
''... bakışımı buğulanmış pencerelere çevirdim. Gözüme mat ve donuk görüntüm ilişti; günlük, aşksız bir insan hiçtir, koca bir hiç...''

''Gittikçe kötüleşiyoruz, günlük. Savaşlar öldürüyor, depremler sonumuzu getiriyor, lavlar yutuyor ve aşklar bizleri aldatıyor.''

''Polyphemos mitolojide, tanrı Zeus'un deniz tanrısı olan kardeşi Poseidon'un oğlu olarak geçer.
Homeros'un Odysseia'sında (M.Ö 8-6.yy), Theokritos (M.Ö 3.yy) ve Lukianos (M.S 2.yy)eserlerinde adı geçer.
Alnının ortasında tek ve büyük bir gözü olan bir devdir.
Tek başına yaşadığı aday çıkan Odysseus ve adamlarını esir alarak mağarasına kapatır. Odysseus ve adamları, kendilerini esir ederek tek tek yemeye başlayan devi, şarap ile sarhoş edip, ateşte kızdırdıkları kazık ile gözünü dağlayıp kör ederler. Acıyla uyanan dev, uyuyakaldığı, yaşadığı ve esirleri tutsak ettiği mağarasının önüne koyduğu kayayı, çevrede bulduğu diğer kayalarla birlikte, sahilde bekleyen gemilerine doğru kaçmakta olan Odysseus ve adamlarına fırlatır. Esirlerinin kim olduğunu bilmemekte ve rastgele fırlatmaktadır. Deniz içerisinde tek tek duran kayalar, Polyphemos'un o zaman rastgele fırlattığı kayalara benzetilir.''

''Bugün hava nemli ve hüzünlü, gökyüzü gri renkte, güneş ise bulutların ardında donuk ve yusyuvarlak bir leke gibi duruyor. Sabah yavaş yavaş yağmur yağmaya başlamıştı. Şimdi ise çakan şimşeklerin elektrikleri kesmesine ramak kaldı. Havanın nasıl olduğu umurumda değil, çünkü çok mutluyum.''

''Bu caddenin altından, lav taşlarıyla adeta örtülmüş bir nehir akar.
Sessiz ve sakin akar ve fark edilmeyecek kadar ufaktır. Aynen, bilgece ördüğüm zırhımın altındaki sessiz ve uysal düşüncelerim gibi... Akıyorlar. Yüreğimi parçaparça ediyorlar.''

''Çok güç ve istenmeyen bir şey, bazen büyük bir armağanı müjdeleyen bir şey olabilir.''


Buram buram cinsellik... yok yok; erotizm... daha doğrusu seks.
Altını çizmediğim cümlelerin neredeyse tamamı bu kavramlara dair tonla kelime içeriyor.
Jartiyerler, G-stringler, fileli çoraplar, sivri burunlu çizmeler, çıplak erkekler, çırçıplak kadınlar, gruplar, karanlık-kirli odalar, seks, ter, gözyaşı, pişmanlık... vs.
Araya 'aşk' serpiştirilmiş, 'masumiyet' denmiş, 'kendini tanıma' diyerek başka boyuta çekilmiş, üç-beş afili cümle eklenmiş; kitap olmuş.
Ben sevmedim-sevemedim, dilerim siz seversiniz.

Keyifli okumalar.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

...yavrum seni layk ettim...