Allah düşmanımı erişimsiz bırakmasın... sübhaneke, dinimiz, amin!

Bu yazıyı OpenOffice Writer'da yazıyorum.
Neden? Çünkü internet bağlantım yok.



Ben ne yapıyorum? Elim kolum bağlı, çaresizce internet bağlantısının gelmesini bekliyorum. Gözüm modemde. 'online' ışığı sabitlenemiyor. Bir sabitlensin bu yazıyı derhal upload edeceğim allan izniyle.

Sabah gözümü açar açmaz ilk işim dizüstümün fişini takmak oldu. Elimi yüzümü yıkadım, çayımı aldım elime, odaya geldim, aman allam o da ne? Modem bana göz atıyor.

Gazete keyfim yok, sözlük keyfim yok, blog keyfim yok !
Elde ne var? Birsürü oyun, silinecek yüzlerce fotoğraf, belge ve de kullanılabilecek OpenOffice araçları. Vakit nakittir diyerekten başlıyorum bu yazıyı yazmaya.

Ne kadar girmiş hayatımıza internet. Hele benim :( Ne yapacağımı şaşırmış durumdayım. Hani olsa, açarım laptopu giderim mutfağa pişiririm, temizlerim ama arada bi MSN'e bakarım, kardeşime iki satır yazarım, gazetelere bakarım onların Flaş haber !!! Ta-taaaaaaam! diye verdikleri havadislerden var mı diye, olmadı açarım TV'yi Yaprak Dökümü izlerim. Bilirim yani sonuçta, kullanmasam da o oradadır ve hazırdır.

Bugün şaşı olmama ramak kaldı. Kaç kez baktım modeme bilmiyorum. Kaç kez resetledim onu da hatırlamıyorum. İçimde bir huzursuzluk böyle... bir sıkıntı. Canımın sıkılması teknolojiye esir olduğumu şu an anlamaktan kaynaklanıyor :( Of çok kötü, hemen toparlanmak lazım. Kuaförle başlayayım, malum ne zaman bişeyleri değiştirmek istese kadınlar hayatlarında, ilk kuaföre gidip saçlarını değiştirmekle başlarlarmış. Bozmayayım adeti geleneği şimdi, gideyim de kırıklarını bari aldırayım.

İşin pis tarafı telefon modemden çıkışlı :) İnternet bağlantısı yok = telefonu unut. Hahhaaa...

Ben demiştim ama :) Modem çıkışlı telsiz telefon almak pek mantıklı değildi. Gece kapadın modemi yattın. N'oldu? Telefonu da kapamış oldun. Ama cep telefonu değil ki bu canına yandığımın. Ev telefonu. Ya mühim bişey olursa gecenin bi yarısı?
Mesela kankamın uykusu kaçarsa ve saatin 3 ünde irmik helvası tarifi almak için beni ararsa...
Ötekisinin saat 5 te diş ağrısı tutar ve beni arayıp (sanki diş hekimiyim a mübarek) dişe rakı yerine vodkalı pamuk koysa aynı kapıya çıkıp çıkmayacağını soramaz ise...
Ya da ne bileyim bir diğeri saat 4 sularında arayıp beni rüyasında gördüğü için, iyi olup olmadığımı soramazsa...
Düşündüm de... telefonun kapalı olması pek te fena fikir gibi gelmedi bana :)

************************************************************************************



Dikiş makinem geliyoooor :)
Ve ben hiçbir şey bilmiyoruuuuuum :)
Patchwork sevdasına makinelendik ama acemiliğin gözü kör olsun :) Yumurta kapıya dayandı, nasıl öğrenicez bakalım :)))

İnternetten aramadığım sayfa, denemediğim kelime kalmadı dikiş makinesi kullanmayı öğrenmekle alakalı birkaç bilgi bulabilmek için.
Yok cicim. Türkçe bilgi yok.
Sağda solda Singer'in var bikaç sayfası, birsürü şikayet sayfaları, hali hazırda dikiş makinesi kullananlar için öneriler, Birkaç tanede benim gibi civciv terzi blog sahipleri.
İplik kopara kopara, iğne kıra kıra öğreneceğim anlaşılan. İş başa düştü. Ben de bu işi birkaç ayda kapıp seneye yaza kendi elbiselerimi kendim dikmez isem.... a-ha buraya da yazıyorum, kelebek olayım.
Bir öğreneyim,
Vintage, HC, 20bilmemkaç 4 mevsim modası benden sorulur. O kaddeeeee!
Evimi de cici yapıcam. Böle pufidik pufidik adı üstünde puflar...
Minderler, yastıklar... Allam allam :) Hayali bile güzel!
İş inada bindi :)

************************************************************************************

Herkes blog sayfası açmakta özgür.
Kurallar dahilinde istediği fikri uygulamakta da özgür, bunu da anlarım.
18+ içerik te olabilir, koyarsın fazladan bir uyarı sayfası olur biter bunu da anladık.



Anlayamadığım, boyu 1.50 nin altında, yaklaşık 80 kilo, patlıcana rakip büyüklükte burnu, sivilceli suratı ve şehla, resmen şehla gözleriyle 'Makyaj ve Güzellik' sırları !!! adı altında blog sayfası tutan, her gün çektiği fotoğraflarıyla millete o gün ne giydiğini, makyajını nasıl yaptığını anlatan brave heart kızımızı anlamakta zorluk çekiyorum.

Çirkin. Öyle böyle değil ama, ciddi ciddi çirkin. Sevimli falan da görünmüyor. Gülümsemeye bile tenezzül etmemiş herhangi bir fotoğrafında.
Yaptığı göz makyajının yakın fotoğrafını gördüm, kullandığı renkleri hatırlamıyorum ama kaşlarının kirpikleriyle neredeyse birleşmiş olduğunu unu-ta-mıyorum.
Blog adresi vermeyeceğim, yazıktır.
Dilerim en kısa sürede beyaz atlısına kavuşur da, bırakır moda ikonu olmaca oyunlarını, evinin hanımı olur.
Yapmayın ablalarım kardeşlerim. Rezil etmeyin kendinizi.
Bari çirkinsin, benim gibi yap :) Koyma tek bir fotoğraf takıl kafana göre :)))

************************************************************************************



Ağzını burnunu kırıcam senin İngilizce.
İndirdim raftan 'A Guidebook for English Translation' ve yardımcı kitabını sonunda.
Yanına da açtım İngilizceden İngilizceye Oxford sözlüğümü :)
1 top A4, çizgisiz beyaz kağıt, onlarca renkli tükenmez dendiği halde tükenen kalem...
Bu geceden itibaren başlıyorum, simultane çeviri yapacak seviyeye gelinceye durmak yok, yola devam :)

Ampullüğüm tuttu, evet.
He, bu arada hazır ampul demişken; Tayyeap'i gördüm rüyamda... buna rağmen hayra yoran olur mu acaba?

************************************************************************************

Siyah oje sevmem. Kırmızı veya kopkoyu kırmızı dururken.
Daracık kıyafetleri sevmem. Kıçım başım strese giriyor, terliyorum veya ne bileyim kısıtlanmış hissediyorum bedenimi.
Bir de kadın dediğin kadın gibi görünecek kardeşim!
Yeri gelecek eteğini, elbisesini giyecek. Küpelerini takacak.
Erkek gibi saç-kılık-kıyafet-ses tonu- konuşma tarzı-ayakkabı combo yapan kadınlara acıyorum.

Bu arada, aklıma gelmişken;




Emolara da gıcık oluyorum.!

Böyle ağızlarının ortasına iki tane çakasım var.
Öyle böyle değil sinirim. Kelimeleri uzata uzata, amiyane tabirle 'yavşak' konuşmalar yapmıyorlar mı?
Ağızlarında ciklet şakkıdı şukkudu sokak ortasında. Saçların bir yanı kalk gidelim diyor, diğer yanı otur .ok yeme!
Ojeler bile 10 parmakta 10 ayrı renk. Makyaj doğallığa pandik atıyor. Palyaço makyajının bile bir usulü, anlamı, amacı var ama bunlarda o bile yok.
Kimse bana ' olaya bir de böyle bak' aklı vermesin, çok pis kırarım kalbini. Bu konuda eleştiriye sıfır tahammülüm. 'Emo' tabir edilen yitik kuşağa çok pis dalasım var.
Belki dayağı yedikten sonra akılları başlarına gelir.

************************************************************************************

Oleeeey!
İnternet bağlantısı geldi. Hemen bu yazıyı bloguma göndereyim.
Kib, öptm, by :)

4 yorum:

  1. Ya nasil hayatimizin bi parcasi oldu internet degil mi
    bi yandan tv miz aciksa bi yandan bilgisayarimiz acik olacak
    iste parkta restaurant ta evde heryerde
    hepimiz bi ucundan baglandik
    hayat bagi gibi oldu nerdeyse
    dur bakiyim ne mailler gelmis
    dur bakiyim bloglarda kim ne yazmis
    ay yorum yazayim
    ay yorumlarimi okuayyim vs vs derken bi bolum zaman da buralarda boyle paylasiliyor
    bu guzel de aslinda seviyoruim boyle paylasmayi

    dolu dolu bi yazi olmus
    ve iyi ki gelmis baglantin bizim de okuma sansimiz olmus
    sevgilerimle

    YanıtlaSil
  2. hoş gelmişsin makina aldın mı ,almadıysan tavsiye edebilirim dikiş konusunda yardımcı olabilecegim birşeyler olursa olurum selamlar

    YanıtlaSil
  3. Öykü@
    Öykücüm sorma, nasıl bağımlıymışız aslında :) Farkında değilmişiz. Tüm gün birşeyler eksikti sanki...
    Bağlantı gelince modemi öpesim geldi :)
    O derece.
    Sevgilerimle.

    DikişDersi@
    Çok teşekkür ederim :)
    Makine alındı. Bu ülkenin en bilinen markası. 24 programlı, 46 ayrı desen dikebiliyor ve overlokta buna dahil.
    Herkes gibi ilk benim aklıma Singer- Pfaff, Brother geldi. Fiyatlara baktım acayip pahalıydı. Etrafımda bu markayı almış ve yaklaşık 20 yıldır problemsiz bir şekilde kullanan insanları görünce gönül rahatlığı ile aldım. Servis kapıya geliyor bir arıza olursa, evde tamir ediyor veya alıp götürüyor. Tamir edip kapıya getiriyor ve bunu ücretsiz yapıyor. 2 yıl garantili.
    Bu özellikler seçmemde yardımcı oldu.
    Makine alırken bilmem gereken başka birşey var mı bilmiyorum.
    Basit kapitone, kapalı dikiş, overlok, saten kumaştan kauçuğa dek tüm kumaşlara dikiş yapabilme özelliği, geri dikiş gibi bir sürü özellik hatırlıyorum.
    İşin en kötü yanı, dikiş dikmeyi veya dikiş makinesi kullanmayı bilmiyorum :( Dünyanın en muhteşem makinesini alma gücüm olsa ne yazar, bilmedikten sonra :(
    Bu konuda çok, hem de çok yardıma ihtiyacım olacak. Akıl veririm, zaman ayırırım derseniz burada bilgiye aç bekliyorum. :)
    Çok çok teşekkür ederim.
    Sevgiler.

    YanıtlaSil
  4. tabiki ayırırım hafta sonları müsaitim mail adresini yorum bırakırsan yayınlamam eger kameranda varsa dikiş makinasına dogru yönlendirisen yardımcı olabilecegimi sanıyorum denemedim ama yaparız:)ölçü almıştım cam la ama bunuda yaparız olabilirmi...

    YanıtlaSil

Buraya yazmaya niyetlendiğin her şeyi bir gün aleyhinde delil olarak kullanabileceğimi bilmeni isterim :)
''Yok, illaki yazacağım!'' diyorsan: buyur!

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...